摘要:Hayvansal ve bitkisel üretimde, yeni teknoloji ve metodlar kullanılarak sağlanan artışlar şüphesiz verimliliği yükseltmiştir. Ne var ki, uygulanan metod ve tekniklerle sonsuz ürün artışını sağlamak mümkün olmamaktadır. Bu durum, kantitatif olarak ürünün artmasını sağlıyorsa da, tüketici bazında bazı problemleri beraberinde getirmektedir. Aşırı azot gübrelemesi, bitkisel üründe, kanserojen etkiye yol açan bir madde birikimini sağlamakta, insan sağlığı için potansiyel bir tehlike olarak belirmektedir. Başka bir ifade ile, aşın gübreleme insan sağlığı için büyük risk taşımaktadır. Bitkisel ürün eldesinde verimliliği arttırmak için kullanılan tarım ilaçlarının da, benzer etkiye yol açtığı çalışmalarda gösterilmiştir. Bitkisel ürünlerin yanışım, kanatlı hayvanlarda koksidiyoz hastalığı korunmasında kullanılan koksidiostat, bu kümesten alınan gübrenin, kullanıldığı serada yetiştirilen domateslerde görülmüş, bu üründe şekil bozukluklarına yol açnuştır. Sanayide de çeşitli kullanım alanları bulunan polibrombifenil ve poliklorbifeniller de, kanatlı ve büyükbaş hayvanlardan alınan ürünlerin yapısına girerek potansiyel kanserojen madde oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Bu iki madde, süt sığırlarında süte geçerek insana taşınmaktadır. Tabiatta, kaybolmayan ve bitki bünyesine yerleşen maddeler, teknolojinin büvümesivle \cııi bo\ııtlar kazannus ve ciddi bir tehlike olarak dikkati çekıne-ye başlamıştır. Olay, bitki-hayvan-insan üçgeni şeklinde ele alındığında, bu potansiyel tehlikenin dünyanın geleceğini açıkça tehdit ettiği ortadadır.